|
10 Kasım günü kentimizde yapılan bir dizi etkinliklerde Atamızı, anma gururunu ve buruk mutluluğunu yaşadık! Sabah 8:30' da Cumhuriyet Alanı' nda Atatürk Büstü' ne çelenk koyulmasıyla başlayan törenler, 9:05' te vapur sirenleri ve araba kornaları eşliğinde, 3dk. saygı duruşu ve akabinde İstiklâl Marşı' mızın okunması ile devam etti. Kültür Merkezi' nde ki törende de günün anlam ve önemini belirten konuşmalar şiirler okundu, Şehit Mehmet Gönenç Lisesi öğrencileri, "Atatürk Orotoryosu" etkinliğini sundu. Atatürk' ün aslı siyah beyaz olan, özel bir teknikle renklendirilmiş, " Atatürk Fotoğrafları" sergisi ile etkinlikler devam etti.Ulu Önderimizi kaybetmenin, onun bıraktığı eserlere yeteri kadar sahip çıkılmamasının üzüntüsünü derinden hissettik. Atamızın, " Cumhuriyetimizi" kurarken verdiği insan üstü mücadele, tüm ulusunun ona inanması ,mümkün olmayanı gerçekleştirmesi onun eşsiz bir lider olmasından kaynaklanıyordu. Ne mutlu bizlere ki, O'nun gibi dünya tarihinde de örnek alınmış, yabancı bir çok devletin üniversitelerinde,"Bir lider nasıl olmalı?" konusunda model ve idol olarak gösterilip, çizdiği ilkeler ve yaptığı inkılâpları büyük bir hayranlıkla anlatılan, incelenen ve bunun gibi nice onurlu özelliği ruhunda barındıran bir önderimiz var. Türk gençliğinin onu iyi anlaması; Atamızın ilke ve inkılâplarının onlara iyi anlatılması gerekir.Ne kadar ileri görüşlü bir önder olduğunu anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok, Atamızın, "Büyük Nutku" nu okumamız yeterli.Orada Türk Cumhuriyetlerinin Sovyet Rusya'sından ayrılıp bağımsızlığına kavuşacağını , onlara destek olmamız ve tek bir birlik altında toplamamız gerektiğini yıllarca öncesinden görmüştü, nitekim 1991'de bu dedikleri gerçekleşmeye başladı ancak Atamızın öngördüklerini yerine getiremedik. İlk okul sıralarında bizlere bir şiir gibi öğretilen ya da yaramazlık yaptığımızda 50 defa defterine yazacaksın vb. amacına uygun olmadan dayatmayla "Gençliğe Hitabe" ve "İstiklal Marşı" öğretileceğine, bize maneviyatı çok büyük olan bu değerlerimizin anlamları özümsetilerek öğretilseydi, bu gün bunları anlamak için bir çok Türk gencinin belirli bir yaşa gelmesini beklemek zorunda kalmayacaktık. Atamızın, "Gençliğe Hitabesi" nin günümüz şartları göz önüne alındığında ne kadar doğru olduğunu görmek hiçte zor değil. Ülkemizin şuan içinde bulunduğu şartlar, olumsuz yaşanan bir çok toplumsal olaylar ve dürüst- ilerici-çağdaş-güvenilir kısacası erdemli liderlerin olmayışı Atamızın, "Geçliğe Hitabesi' nin bizlere doğru ve yeterli öğretilmediği kanaatini oluşturmuyor mu?Eminim ki sadece Atamızın, "Gençliğe Hitabesi" ni, ilke ve inkılâplarını özümseyerek yetişen Türk gençliği, "Ulusumuzun ve Devletimizin" en ileri ve uygar milletler seviyesine çıkmasında rol oynayacak, kendisine bırakılan emanetleri daha sıkı koruyacaktır. "AZİZ ATAM RAHAT UYU! BIRAKTIĞIN EMANETLERİ, BEDELİ NE OLURSA OLSUN YILMADAN KORUYACAĞIZ!" Mustafa GÜRSOY 911 Arama Ve Kurtarma Derneği Başkanı
|